EGE BELEDİYELER BİRLİĞİ
"BELEDİYE GELİRLERİ KANUN TASARISININ DEĞERLENDİRİLMESİ”
YUVARLAK MASA TOPLANTISI RAPORUDUR. 26.02.2008
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Plan ve Bütçe Komisyonunun gündeminde bulunan ve kamu yönetiminde yeniden yapılanma çalışmaları bünyesinde bulunan, “Belediye ve İl Özel İdareleri Gelirleri Kanun Tasarısı.” 26. Şubat. 2008 Salı günü Manisa ilinde, saat 14.00 ile 17.00 arasında, Büyük Saruhan Otelinde yuvarlak masa toplantısı yapılarak değerlendirilmiştir.
Toplantıya Aydın, Uşak, Manisa, Kütahya ve İzmir illeri il, ilçe ve belde belediyelerinden toplam 25 belediye başkanı ile Maliye Bakanlığından üst düzey bir yetkili ve akademisyenler katılmış, konu ile ilgili görüş ve düşüncelerini sunmuşlardır.
Yasa tasarısı üç ayrı bölümde incelenmiş ve irdelenmiştir.
BİRİNCİ BÖLÜM: Vergiler (Emlak vergisi, ilan ve reklam vergisi, eğlence vergisi, elektrik ve gaz tüketim vergisi, konaklama vergisi, çevre temizlik vergisi.)
İKİNCİ BÖLÜM: Harçlar (geçici kullanım harcı, inşaat harcı, yapı kullanma izni ve cins değişikliği harcı, işyeri açma izni harcı.)
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: Katılma payları (Yol harcamalarına katılma payı
a) Yeni parke, beton veya asfalt yol yapılması,
b) Mevcut parke, beton veya asfalt yolların en az yüzde 40 oranında genişletilmesi,
c) Yağmur suyu kanalı yapılması,
Su harcamalarına katılma payı, kanalizasyon harcamalarına katılma payı,)
Tasarıda belediyelerimizi büyükşehir belediyeleri ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, büyük şehire pay verileceği bu paydan %75 i kimde kalacaksa onun tarafından toplanması gerektiği öne sürülmüştür.
Tasarının belediye öz gelirlerinin arttırılması amacını güttüğü ifade edilmiştir. 2464 sayılı mevcut belediye gelirleri kanununda bulunmayan yeni gelirlerin bulunduğu bildirilmiştir. Örnek olarak Konaklama vergisi gösterilmiştir.
Ayrıca, Kent planı vergisi konulması ve yasaya ilave edilmesi önerilmiştir. Bu yetki Mahalli idarelere verilmesi gerekli olduğu dile getirilmiştir.
Emlak vergisi ile ilgili olarak, arsa bedellerinin tespit edilmesi esnasında takdir komisyonlarına bir alt limit belirlenmesi gerektiği ve bu limitin altında komisyonlar tarafından belirleme yapılamayacağı hükmünün tasarıya eklenmesi istenmiştir. Ayni işlemin çevre temizlik vergisi içinde yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Taşıt vergileri ile taşıt alım vergilerinin bir bölümünün belediyelere devredilmesi gerektiği çünkü yolların yapım işini belediyeler üstlendiği için, belediyeler taşıtlardan bir alması gerektiği bildirilmiştir.
Elektrik ve gaz tüketim vergisinde doğal gaz ile likit petrol gaz kullanımlarının vergi kapsamına alınmasının uygun olduğu beyan edilmiştir.
Konaklama vergisinde ikinci konut ibaresinin eklenmesi gerektiği ve yabancıların satın aldıkları taşınmazlara da emlak vergisi kapsamına alınması istenilmiş, ayrıca emlak vergisinden büyükşehir”e pay verilmemesi gerektiği ve konunun büyükşehirle ilişkisi bulunmadığı bildirilmiştir.
İbadethanelerin tasarı metninden çıkartılması uygun olacağı ve bunlardan herhangi bir belediye geliri alınmaması istenilmiştir.
Tasarı metininde bulunan vergi veya harçların bakanlar kurulu kararı ile arttırılması veya düşürülmesi cümlesinin uygun olmadığı ve belediyeler bünyesinde bir kriz hali yaratacağı beyan edilmiştir. Belediye gelirleri kanununa bakanlar kurulunun müdahalesi olmamalıdır. Denilmiştir.
İller bankası paylarının arttırılması gerektiği belediyelerin vatandaştan vergi tahsilâtı yapamadığı bu yüzden gider ile gelirler arasında önemli farklılıkların meydana geldiği beyan edildi.
Tasarının genel ve temel mantığı içerisinde idare ve mali özerklik ile bağlantılı “Mali Yerelleşmenin” yer alması gerektiği, mali yerelleşmenin etkinlik, sorumluluk ve değişim getireceği, belediyelerimizde ekonomik istikrar olması gerektiği bildirildi.
Belediye başkanlarının konuşmaları sonucunda, elde edilen kanaat ise;
1- Belediye başkanlarımızın öz gelirlerini toplama konusunda çekingen davrandıkları, etkinlik sağlayacak şekilde sorumluluk taşımak istemedikleri,
2- Belediyelerin Merkezi yönetim genel bütçe vergi gelirlerinden yaptığı payların arttırılması ile ilgilendikleri hususu tespit edilmiştir.
Yuvarlak masa toplantısında önerilen teklifler de aşağıya maddeler halinde çıkartılmıştır.
1- Merkezi Yönetimden yerel yönetimlere gelen kaynak aktarımlara sürekli ve dinamik bir gelir olarak bakmamak gerekir. Milli gelir ile bağlantılı olarak “genel bütçe vergi gelirlerinden paylar” ekonomik nedenlere dayandırılarak azaltılmaktadır. Nitekim geçmişte bu şekilde gelişen dönemler olmuştur. Bu nedenlerde Merkezin yerele aktarımları yerine doğrudan alınan vergilerden belirli bir yüzdenin yerele aktarılması,
2- Yerelde doğrudan kültür ve tabiat varlıkları gibi o yerin gibi özelliğine uygun kentsel özelliklerinden gelen gelirlerin merkezi yönetim ve yerel yönetim ilişkileri içinde merkezden aktarımlarının sağlanması,
3- Tek kademeli ve iki kademeli yönetimlerde, yerel yönetimlerin öz gelirlerinin ne olduğu tek tek belirlenerek bütün gelirin tek kademede ve iki kademeli yönetimlerde büyükkent veya ilçe ve ilk kademe yönetimlerinde kalacak şekilde planlaması yapılmalıdır. Başka bir ifade ile yerel vergi ve yerelde alınan cezaların (çevre kirliliği vb nedenlerle) tamamen yerel ölçekte kalması sağlanmalıdır.
4- Hükümetin yerel yönetimlere yönelik olarak, merkezi yönetime mali bağımlılığın azaltılmasına ilişkin kamuoyuna açıkladığı çalışma program ilkelerine uygun olarak Yerelde hizmet etkinliğinin geliştirilmesi için kurumsal ve yasal kapasite artırımı çalışmalarını sağlaması,
5- Yerel halkla birlikte yerel yönetimlerin sorumluluklarının paylaşılması ve bu amaçla mevzuatta yer alan katılımcı mekanizmaların uygulanmasının yerel yönetimlerce özellikle belediye başkanlarınca kolaylaştırılması ve uygulanması önem taşımaktadır.
6- Giderek artan oranda yabancı yerleşiklerin özellikle kıyı alanlarında konut sahipliğiyle ilgili yasal durumlarının, 6 aydan daha az kullanımları da dikkate alınarak, konaklama vergileri içinde yabancı konutlarının değerlendirmesi hususunun gözden geçirilmesi,
7- Çeşitli mevzuat düzenlemelerinde yer alan “ibadethane” olarak geçirilen hükümlerin küresel gelişmeler içinde “tüm inanışları” kapsayabileceğinden dolayı, “yerel ve müşterek” olma ölçütünü taşımayan hususlara yönelik harcamaların yasalara harcama konusu olarak girmesinin engellenmesine özen gösterilmesi önerilmiştir.
Sonuç raporu ilgililere duyurulmuş olup üyelerimizin bilgilerine sunulmuştur.